Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu konuşmasında, 2025-2034 yılları için hazırlanan turizm planına işaret ederek, yatak sayısının 2034’e kadar 84 bini aşmasının planlandığını söyledi.

Charter uçak seferler için teşvik verilmesinin planlandığını da kaydeden Fikri Ataoğlu, bu teşviki acentelere değil uçaklar vermeyi planladıklarını, 5 yıldızlı ve casinolu otellerin dışındaki otellere hibe verileceğini de dile getirdi.

Solyalı: "Bakan çevre çalışmalarına hiç değinmedi"

Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı bütçesi görüşmesinde konuşan CTP Lefkoşa Milletvekili Ürün Solyalı, bakanlık bütçesini değerlendirdi, Çevre Dairesi çalışmalarına değindi. Solyalı, bakanın çevre çalışmalarına hiç değinmediğini, Meclis kürsüsünden bu konuda bir çalışma duymadığını belirtti.

Solyalı, çevreye gereken önemin verilmesi, imarda yapılaşmada çevreye duyarlı davranılması, deprem riskine karşı gerekli önlemlerin yapılması gerektiğini, bunların da geciktirilmeden yapılmasını istedi.

Su konusuna da değinen Solyalı, Türkiye’den su getirilmesiyle su ihtiyacının bitmediğini, yerel kaynakların korunması gerektiğini belirtti.  Solyalı, gelecekten çalışanan su kaynakları ile yaşam sürdüklerini belirterek, yerel kaynakların kıymetine işaret etti, kullanılabilir, içilebilir su kaynaklarının korunması ve üzerine ciddiyetle eğilmek gerektiğine vurgu yaptı.

Kontrolsüz su kullanımının önüne geçilmesi ve sayaçsız kuyu kalmaması gerektiğini ifade eden Solyalı, tarım alanında da bunun öneminin büyük olduğunu ifade etti.

Solyalı: " Gençlik için acil eylem planı ortaya konmalı"

Gençlik Dairesinin, gençlerin boş saatlerini doldurma amacının hemen değiştirilmesi gerektiğini, gençlere her alanda sahip çıkılması ve kapasitesinin artırılması gerektiğini ifade eden Solyalı, gençlik için acil eylem planı ortaya konması gerektiğini, barınma, istihdam, fırsat eşitliği, teknolojiye ulaşım alanında ciddi çalışmalar yapılması gerektiğini kaydetti.

Avrupa Birliği projelerinin gençlere yönelik kullanılmasının önemine işaret eden Solyalı, ülkede gençler için hep küçük dünyaları konuştuklarını ancak büyük dünyaları konuşmaları gerektiğini belirterek,  göç etmek niyetinde olan gençler için ülkelerinde fırsat yaratılması gerektiğini ifade etti.

50 milyon TL’ye yakın zarar 

Solyalı, Binboğa yem fabrikasında işlerin doğru gitmediğini ifade ederek, burada 50 milyon TL’ye yakın zarar olduğunu belirterek, denetime muhtaç olduğunu kaydetti. Burada yöneticilerin satın alma ve ihale tüzüğüne uygun davranılmadığını anlatan, karşılıksız çek yazıldığını ve 2023 yılı raporunu okuyan Solyalı, mali sürdürülebilirliliğin de yok edildiğini vurguladı.

Bağış yapıldığını ancak bağış talebi olmadığını, adına bağış yapılan kişinin değil başkasının bu bağışı aldığını ifade eden Solyalı, ihalelerde de şeffaflıktan uzak hareket edildiğini söyledi.

Solyalı, buradaki iddiaların, yolsuzlukların rahatsız edici olduğunu, örneğin yönetim kurulu yemekleri, yurt dışı harcamaları, ziyaretlerinin denetlenmesi gerektiğini ifade ederek, buradaki sorumluluğun hükümette olduğunu kaydetti.

UBP Lefkoşa Milletvekili Zorlu Töre’nin konuşmasını geri çekmesi üzerine Bağımsız Lefkoşa Milletvekili Ayşegül Baybars söz aldı.

Baybars, Başbakan Yardımcılığının, turizmi de barındıran bir bakanlık olduğunu ve 2025 yılı bütçesiyle bir reform veya yatırım beklemediklerine işaret etti. Baybars, bütçe açığının büyüdüğünü ve bunun devam ettiğini ifade ederek, bütçenin önemli bir ayağının turizm olduğunu ancak gelir artırıcı bir adım da atılmadığını ifade etti.

Ekonomik kalkınmanın yeni gelir artrıcı önlemlerle sağlanabileceğini ifade eden Baybars, imar planlarının önemine değindi, bakanlık bünyesinde yer alan şehir planlama ve buna bağlı imar dairelerinin tümünün yer aldığını kaydetti.

Ülkedeki yapılaşma, çevre bütün izin makamlarının Başbakan Yardımcılığında olduğunu belirten Baybars, Lefke İmar Planı ile ilgili gelişmelerin ne olduğunu sordu, yerel yönetimden de ses beklediğini söyledi.

Gazimağusa Yeniboğaziçi İskele İmar Planı ile ilgili gelişmeler ve verimli toprakların korunması gibi konularla ilgili sorular soran Baybars, artık eyleme geçilmesi ve şehir planlama, kültür, toprağının korunması adına emirnamenin yayınlanması gerektiğini kaydetti.

Baybars, Meseryaya yönelik yatırım girişimleriyle ülkesel imar planının da önem taşıdığını, depreme yönelik önlemlerin alınması, izinler verilirken planlamaların yapılması gerektiğini belirtti.

Yeraltı kaynaklarının korunması için su depolamaya önem verilmesi ile ilgili bütçede bir kaynak göremediğini ifade eden Baybars, yerel su kaynaklarının korunmasının ve su ile ilgili dairelerin geliştirilmesinin önemine işaret etti.

Baybars, turizm ve tarihi yerler ile müzelere gereken önemin verilmesini, korunmasını, gelecek nesillere korunarak aktarılmasını isteyerek, bütçede eski eserlerin korunması ile ilgili kaynak olup olmadığını sordu.

Kültüre gençliğe gereken önemin verilmediğini ifade eden Baybars, ülkenin geleceği gençliğe gereken desteğin verilmesini istedi. Çevreye de gereken önemin verilmesi gerektiğini belirten Baybars, yerel yönetimlerle işbirliği içinde kanalizasyon altyapısı için gerekli olan yatırımların yapılmasını da istedi.

Baybars, sıfır bütçe ile ülkenin toprağı, yerel kaynakları, kültürü eski eserlerinin bir yasa ile korunabileceğini vurguladı.

Turizm fuarlarına katılım ve dijital pazarlamanın iyi kullanıldığını ancak burada kullanılan görsellerin ülkede de gerçek olması için çevreye önem verilmesi gerektiğini ifade eden Baybars, ülkede kayıtlı kişilerin ne amaçla ülkeye geldiğinin raporlanması, veri tabanının geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Örneğin verilere göre ülkeye bu yıl 50 bin civarında ABD vatandaşı geldiğini, ancak 2 bin 600 civarının ülkede konakladığını ifade eden Baybars, bu yüzden verilerin mutlaka güncellenmesi, turizm açısından gelme sebepleri için detaya inilmesi gerektiğini kaydetti.

İncirli: "Denizlerin güvenliği sağlanamadı"

CTP Lefkoşa Milletvekili Sıla Usar İncirli de, denizler konusuna değinerek, turizm tanıtımlarında büyük bir yer tutan denizlerin güvenliğinin sağlanamadığını, boğulmalar veya boğulma riskleri yaşandığını ifade etti.

İncirli, denizlerin, yasa çerçevesinde korunması gerektiğini, ülkeye turist davet ederken, can kurtarma ve diğer tedbirlerin alınmadığını belirtti.  Bu yıl içinde 14 kişinin yaşamını yitirdiğini ifade etti.

 İncirli mavi bayrak sertifikasyonunun önemine işaret edip, Türkiye’nin bu uygulamada dünyada 3., Rum kesiminin 13. olduğunu belirterek, ülkede de buna önem verilmesi gerektiğini, çünkü insanların öldüğünü kaydetti.

Dağların korunması gerektiğini ifade eden İncirli, Çevre Dairesi'nin de bu bakanlıktan alınması gerektiğini, çünkü gerçekten başarısız olduğunu belirtti.

Öztürk: "Bu ülke hepimizin, hep birlikte geleceğimize sahip çıkmalıyız”

UBP İskele Milletvekili Yasemi Öztürk de, çevrenin en çok önem verdiği konulardan biri olduğunu belirterek, çevre olmadan yaşam olamayacağını belirtti.

Öztürk, ağaçlar kesilerek, toprak doğa kirletilerek binalar yapıldığını, çevrenin turizm için de büyük önem taşıdığını belirtti. Turizm, çevre, kültür, her alanın ayrı ayrı önemli olduğunu belirterek, teşviklere değinen Öztürk,  teşviklerin doğru yerlere yönlendirilmesi halinde bilet fiyatlarının düşeceğine, yerel ürünlerin kullanımının artacağına, çevrenin eski eserlerin korunacağına dikkat çekti.

Öztürk, çocuklara su ve çevre bilincinin aktarılması gerektiğini belirterek, gençlere yönelik yeni faaliyetlerin de hayata geçirilmesini, böylece yanlış yönlere kaymalarının önüne geçilebileceğini ifade etti.

Öztürk, kanalizasyon sıkıntısına işaret eden ve özellikle denize akan pis suların yarattığı sıkıntıya işaret etti: “Bu ülke hepimizin, hep birlikte geleceğimize sahip çıkmalıyız” şeklinde konuştu.

Özdenefe: "Turist sayısı azaldı"

CTP Girne Milletvekili Fazilet Özdenefe de, hükümetin neredeyse yarısını oluşturan bir bakanlığın ve en istikrarlı bakanın bütçesini görüştüklerini ifade ederek, ülke turizminin sürdürülebilir olmasının önemine işaret etti.

Özdenefe, gelecek nesiller için çevreye, turizme, kültüre eski eserlere sahip çıkılmasının önemine işaret ederek, Turizm Master Planının ne olduğu sorusunu yöneltti.

Ülkeye ulaşımda bilet fiyatlarının büyük önem taşıdığını ancak turist sayısının artırılması için buna yönelik bir çalışma yapılmadığını belirten Özdenefe, turist sayısının azaldığını ancak buna şaşırmadıklarını, çünkü yerli üretimin giderlerinin arttığını ve ülkenin pahalılaştığını, rekabet edebilirliliğin düştüğünü söyledi.

Özdenefe, ülke vatandaşlarının bile artık güneyi veya Avrupa'yı tercih ettiğini ifade ederek; ülkede turizm alanında bir takım yanlışlıkların, ülkeyi turizmde her alanda geri götürdüğünü belirtti.

Özdenefe: "Turizm 12 ay yapılacak şekilde düzenlenmeli"

Ülke turizminin sadece kumara yönelik yapılmasının yanlış olduğunu, çünkü şimdi Güney'de yarın Türkiye’de casino açılmayacağının nereden bilindiğini soran Özdenefe, ülkede turizmin 12 ay yapılacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini belirtti.

Çevreye yönelik eleştirilerde bulunan ve gerekli denetimlerin yapılmadığını, kalıcı çözümlerin bulunamadığını ifade eden Özdenefe, denizlere yönelik “temiz” raporlarını eleştirdi, önlem alınmasını istedi.

Özdenefe, inşaat sektöründen dolayı ülkede çevre, deniz kirliliğinin arttığını, deprem riskine karşı önlem alınmadığını ifade ederek, Güngör Çöplüğünün de kapasitesinin dolduğunu, ülkede çöp sorununun baş gösterdiğini belirtti.

CMC’nin de bu ülkenin en büyük çevre sorunlarından biri olduğunu belirten Özdenefe, çevre sorunlarına karşı ciddi bir şekilde eğilmeleri gerektiğini ifade etti.