GüncelGündemKöşe Yazıları

Şehmuz Olgun’un “Sosyal Medya” adlı köşe yazısı

Sosyal medya milenyum çağı denilen 2000’li yıllarda ilk oluşumlarını kurmaya başlayarak hızla insanoğlunun dünyasına girdi. Üzerinden on geçmesi ile birlikte hayatımızın olmazsa olmazı olmayı başardı. Süper bir güç haline gelmesi ise çok sürmedi. Öylesine bir güç haline geldi ki ,ülkelerin yönetim sistemlerine bile müdahale edebilecek hale geldi. Tüm dünyayı etkisi altına almasıyla beraber çeşitlenmesi de çok sürmedi. Binlerce sohbet, flört, cinsellik, arkadaşlık amaçlı sosyal medyalar kurulmaya başladı. Sonra bu sosyal medyalardan para kazanma devri başladı. Bir resim ne kadar çok beğenilir ve takipçi sayısı artırılırsa para denen olgu bir anda ortaya çıkmaya başladı.

Sosyal medya fikri aslında kayıp bir arkadaşı bulmak için ortaya çıkmış bir fikirdi. Uzun süre görüşmediği arkadaşını aramak ve bulmak için ilkin birlikte gezdikleri yerlere giderek başladı. Üzerinden uzun süre geçmesiyle birlikte çevrelerde değiştiğinden bir sonuç alamamış ama denemeye devam ederken aklına bir fikir gelmiş. Okul yıllıklarına bakarken, bu yıllıkların gelişen teknoloji ile birlikte yaygınlaşan bilgisayar kullanımına entegre etmesi durumunda, aradığı arkadaşını hatta diğer arkadaşlarını da bulabileceğini düşünerek sosyal medya uygulamalarının atası olan yüz kitabını geliştirmiştir. Yüz kitabı çok kısa bir sürede dünyayı etkisi altına alarak ,hızla yaygınlaşmaya başlamıştır.

Müthiş bir buluş olarak kabul edilmiş olacak ki hemen hemen her eve bilgisayarlar girmeye başladı. Yaygınlaştıkça güçleniyor, güçlendikçe de gelişiyordu. Teknoloji ile paralel gittikleri için çok kısa bir sürede Akıllı telefonların icat edilmesiyle süreçte yeni adımları devreye soktular. Akıllı telefon üretimi artıkça bu uygulamaların kullanıcı sayısı da otomatikman artıyordu. Sistem kurulmuştu. Sosyal medya uygulamaları cep telefonlarına entegre olacaktı ve ayrıca ücretsiz hizmet sağlayacaktı. Cep telefonu üreticileri de, ürettikleri telefonlara bu sosyal medya uygulamalarını hızla entegre edecekti. Uygulamalar telefonlar üzerinden yaygınlaşacak ve toplumların her türlü durumları yakından takip edilecek ve cep telefonları da sürüm değiştirdikçe satışına hızla devam edecekti.

Yeni uygulamalar da ortaya çıkmaya başladı. Kuş cıvıltısı ile sistem iyice yerini sağlamlaştırdı. Politik güç elde etmesi çok kısa sürmedi. Daha sonra Almanca ve İspanyolca terimler içeren ama bağlı olduğu yüz kitabı bünyesinde kurulan yeni bir sosyal medya da devreye girdi. Fotoğraf paylaşım alanı olacaktı bu yeni kurulan sosyal medya.

Yüz tanıma ,Kuş cıvıltısı ve Fotoğraf yükleme merkezi ile artık her iki kişiden 1.75’ine ulaşmış oldular. Bir güç haline gelmişti. Devlet başkanlarının sosyal medya erişimlerini kapattılar mı ,en etkin gücü de elinden alabilecek duruma geldiler. Son Amerika seçimlerinde Trump’a yapılanları tüm dünya izledi.

Sosyal medya akımları ,sosyal medya fenomenleri , sosyal medya gücü gibi terimleri hızla kazandırdılar toplumlara. Eline cep telefonunu alan ,gücün kendisinde olduğunu düşünmeye başladı. Gördüğü bir durumu dünyaya anlatmak gibi garip bir durum yaşanmaya başladı son zamanlarda. Garip diyorum çünkü bir köpeğe yapılan işkenceyi de gösterenler oldu, yediği yemek sonrası geğireni de . Amaçlananla gösterilen farklı olunca garip durumların oluşması gayet normal karşılanmaya başlandı. Son olarak Esperento dilinden çevrilme ,Çin menşeli bir uygulama daha girdi devreye. Dans ve kareoke videolarının yayınladığı bir uygulama olması daha çok dikkati çekti. Kayıp arkadaşını buldu, son halini paylaştı, kuş cıvıltısı ile göndermesini de yaptı ,şimdi dans vakti gelmişti diyerek hızla edinilmeye başladı bu uygulama. Sosyal medya unsurlarıyla ;

Herkes çok iyi bir aşçı ve gurme , iyi bir araç sürücüsü ve gezgin, iyi bir şarkıcı ve dans eden, iyi bir sinema sanatçısı ve tiyatro yazarı gibi birçok iyi vasfı olduğunu düşünenlerle dolup taşmaya başladı.’’ Arkadaşlar kanalıma hoş geldiniz, videomu izledikten sonra beğenir ve takip ederseniz bu tarz videoların oluşmasına yardımcı olursunuz’’ diye başlarlar absürt videolar çekmeye. Öyle bir hal alır ki bu durum ,caddelere sokaklara taşmaya başlar. Dağlar, köyler, ahırlar, havuz başları, restaurantlar  ,gece kulüpleri kısaca her yer stüdyo olabilecek statüye ulaşmış olur. Işık, ses, görüntü ayarına artık gerek yoktur. Ustaca konuşma yetisi çekilecek bu tarz videolar da yeterlidir. ‘’ Evet arkadaşlar, işte görüyorsunuz ‘’cümlesi terk edilmeye başlanmış ,bunun yerine ‘’gördüğünüz gibi arkadaşlar ‘’ söylemi ile işin boyutu genişlemiştir. Sosyal medya fenomeni olanlar itibarı kazanmaları çok basit olsa da kaybetmeleri de çok uzun sürmediği ortaya çıkmıştır artık.  Bir video ile parlarlar ,bir süre  samanyolu yıldız dizininde gezinirler, sonra dünya yörüngesine girerek hızla kayıp giderler. Bu da işin ajitasyon halidir.

17 Haziran 2021 saat 19:45 Dalyan –Ortaca Muğla

Ofisten çıktıktan sonra evin eksikleri için markete girdiğimde, iki genç kızın ellerinde aldıkları ürünler ile dans ederken, arkadaşlarından birinin kamera ile kayıt yaptığını gördüm. Sanırım sosyal medya unsurlarından birinde canlı yayın yapıyorlardı. Şaşırmadım ama garipsedim bu durumu. Bir dondurma dolabı önünde plajdan dönmüş ve sıcaktan bunalan insanların dondurmaya verdiği tepkiyi anlatmak istediklerini yaptıkları danslarda göstermeye çalışıyorlardı. Marketin içinde gezinenleri pekte dikkate almadıkları için rahattılar. Alışverişi bitirip kasaya yöneldiğimde ,kasa çalışanına ‘’ Sizden izin aldılar mı ‘’ diye sordum. Kasa çalışanı durumdan şikayetçi olmadıklarını ve isteyen istediğini yapar diyerek, sorduğum sorunun saçma olduğunu ima etmeye çalıştı.

Durum o kadar alışa gelmişti ki ,kimse bu durumdan şikayetçi olmuyordu.’’ Sen niye rahatsızsın kardeşim? İzlemezsin olur ‘’diye söyleyecek olursanız, belirteyim isterseniz.

Rahatsızlık demeyelim buna ama karşı olmak diyebilirim. Sanatçıya ve sanata saygı denen bir olgu vardı bu ülkede. Yada usta çırak ilişkisi denen bir sosyal yapı . Eti tokatlayan adamdan sonra ete yapılmayan kalmadı. Balığı temizlemek ile başladılar, şuana kadar binlerce balık pişirme tekniği dolaşıyor sosyal medya unsurlarında. Biri yirmi yaş resmi paylaşıyor ,hop dünya da bir yirmi yaş furyası. Sesi beş para etmez ne insanlar bu sosyal medya unsurlarında bir sanat güneşine dönüşüverdi.  Dans etmeyi orasını burasını gösterme sanatı sayanlar hızla artmaya başladı. Yemek pişirmenin bir sanat işi olduğunu unutanlar , yak tüpü, koy tencereyi, kat biraz tereyağı, doğra soğanı, koy eti içine, 30 dakika pişsin, süsle tabağı, arkada da iyi müzik aha da oldum aşçı moduna girmeye başladılar. Gittiği yerde, yediği yemeği yorum yapanlarla doldu taştı . Küçücük çocukların ellerine jilet gibi keskin bıçaklar verilerek et doğratıldı bu medya unsurlarında. Şimdi de bir Meczup furyası başlamış, neden yaşadığını dahi bilmeyen ,yüce yaratıcıya aşık insanlarla dalga geçilmesidir en kızgın olduğum durum. Bu tarz içerikleri paylaşanlara da medeni cesareti yüksek diye bir tanım koydular. Minare çalınmış kılıfta hazır edilmişti.

Bu tarz videoları seyretmesem de sosyal medya kullanıcı olduğum için sürekli olarak karşıma çıkmasıdır karşı olduğum. Sistem öyle bir hale geldi ki , sosyal medyadan kimse uzak duramıyor. Durunca hayatın gerisinde kalmış olarak kabul ediliyorsunuz. Tabiki de işini düzgün yapanlar var. Onlara saygım sonsuz ama bu kadar saçmalıklar içinde onların kaybolup gitmesi de ayrı bir sorun bence. Asıl soru ise dünyanın bu tarz uygulamalara verdiği tepkinin kaynağı nedir ?

Sosyal medyada bir resim paylaştığınızda beğeni topladıkça ,kendinize müthiş bir özgüven duygusu gelir. Paylaşımlarınız arttıkça takipçi toplamanız sizi daha çok bu konuya önem vermenizi sağlar. Günün büyük bir kısmını bu işlere ayırmaya başlarsınız. İşte, evde, trafikte, yatakta bile farkında olmadan kazandığınız bu özveriyi kaybetmemek için resim, durum veya bir içerik paylaşır durursunuz. Biraz dikkatli baktığınızda bu sosyal medya uygulamalarının temelinde psikiyatrik çalışmalar olduğunu görebilirsiniz. İki inç’lik bir ekrana ve iki cm’lik bir dataya dünyayı sığdırırken, adamların insan anatomisini çok iyi incelediklerini görebilirsiniz. Bir resme bakarken veya bir içerik izlerken hangi noktalara daha çok dikkat ettiğimiz konusunda öylesine derin araştırmalar yapmışlardır ki, geliştirdikleri sistem aksamadan devam etmeyi başarmıştır. Üstelik bu araştırmalarda denek olarak bizleri kullanmışlardı. Yüz kitabı ve diğer uygulamalarda sürekli güncellemeler sizin paylaşımlara verdiğiniz tepkilere göre yapılmaktadır.

Dikkat ettiniz mi bilmem ama herhangi bir sosyal medya uygulamasına üye olduğunuzda ,üyelik formunda kısa ama geniş bilgi içerikli sorular sorarlar. Bunda amaçlanan size özgü bir ana ekran oluşturmak diye görünse de aslında amaçlanan sizi ele nasıl geçireceklerini planlamaktır. Hobi kısmına ,birkaç hobi ilave ettiğinizde ana sayfanız bu hobileri içeren unsurlarla dolu olur. Ürün olarak göstermezler. İlkin cinsiyetinize göre hobilerinizle ortak hobisi olanları arkadaşlık adı altında tanıtımını yaparlar. Siz de haliyle ilgilenmeye başlarsınız bu durumla. Birkaç kez tıkladınız mı, sistem sizi ele geçirmeye başlar. Siz daha ne olduğunu anlamadan, size çok uzak bir yerden bir beğenme ile başlar, ve etkileşim devreye girer.  İkinci etapta ürünler devreye girer ve artık sizde bu yolda ilerlemeye başlamış olursunuz.

Sosyal medya öcüdür demiyorum ama tam bir zaman öldürücüdür. Küçük bir deney yaptım. Bir arkadaşıma ard arda on komik video izlettim sonra da ilk videonun neyin üzerine olduğunu sordum. Beyninin arama kısmına yazdı ama yükleme tamamlanmadığı için cevap veremedi. 20 saniyelik bir süreçte  Unutmuştu izlediğini.

Saygılarımla

Şehmuz OLGUN

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0 %
nosec venusbet giris cratosslot giris betebet giris elexbet giris tipobet giris meritroyalbet giris marsbahis vdcasino grandbetting betwinner markobet sekabet izmir escort perabet kript para rehberi eskişehir escort canlı casino betboo giris bahisnow giris casinoslot casinoslot limanbet giris bahsegel giris betpas giris bahisnow casinoslot jigolo siteleri adana escort