Öztürkler, Kıbrıs Genç Tv’de yayınlanan ve Haluk Yerli’nin hazırlayıp sunduğu Yerli Yerinde isimli programda soruları yanıtladı.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Meclis Başkanı’nın su konusunda “Gerekli tedbirleri almazsak Türkiye’ye muhtaç kalacağız” söylemlerini değerlendiren Öztürkler, elektrik, su gibi temel bir çok ihtiyacı iki toplum olarak paylaşabilmenin önemine değindi.
1968 yılından beri federasyonun görüşüldüğünü dile getiren Başkan Öztürkler, Türk tarafının artık federasyonun bittiği yönünde karar aldığını söyledi.
"Geriye dönmek artık mümkün değil"
Egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün tescilinin artık kendileri için çok önemli bir nokta olduğuna değinen Öztürkler, artık geriye dönmenin artık mümkün olmadığının görüldüğünü belirtti.
Öztürkler, Türk Devletleri Teşkilatı başta olmak üzere bazı platformlarda yapılan temasların dış temsiliyette düne göre çok daha iyi bir noktada olunduğunu gösterdiğine işaret etti.
Rum yetkililerin son zamanlarda Türk askerinin varlığı ve Türkiye’nin garantörlüğü ile ilgili söylemlerini değerlendiren Başkan Öztürkler, garantörlük meselesinin Filistin, Suriye ve Ukrayna’da yaşananlardan ders alınarak iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“Türk askeri adanın güvenliğinin istikrarıdır”
Türk askerinin adanın yalnız kuzeyine değil güneyine de barış getirdiğinin bilinmesi gerektiğini vurgulayan Öztürkler: “Türk askeri adanın güvenliğinin istikrarıdır” dedi.
Öztürkler, Türk askerinin ve Anavatanın garantörlüğünü içermeyen bir anlaşmayı konuşmak ve tartışmanın bile doğru olmadığını söyledi.
Aynı oyunlara tekrar gelinmeyeceğini dile getiren Öztürkler, bir anlaşma olacaksa sürdürülebilir bir yapıda olması gerektiğini belirtti.
Kıbrıs Türkünün bugünlere gelmek için çok büyük bedeller ödediğine işaret eden Öztürkler, mücadelenin bırakılmaması gerektiğini kaydetti.
Güney Kıbrıs’ın son zamanlarda silahlanma ile atmaya çalıştığı adımları iyi analiz etmek gerektiğini söyleyen Öztürkler, bu adımların sadece Güney Yönetiminin çabası ile gerçekleşmesinin mümkün olmadığını belirtti.
"Uluslararası bilinirliğe darbe vurmaya çalışılıyor"
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yatırım yapan yabancı uyruklu kişilerin Güneyde Kıbrıs’ta tutuklanmalarının hukuk temelinde değil, siyasi amaçlı olduğunu ifade eden Öztürkler, Güney Kıbrıs’ın KKTC’nin gelişimini istemediği için gelir kaynaklarını kısıtlamaya ve uluslar arası bilinirliğine darbe vurmaya çalıştığını söyledi.