PKK lideri Abdullah Öcalan, ömrünü tamamladığını söylediği örgüte silah bırakması ve kendini feshetmesi çağrısı yaptı. 

Ekrem İmamoğlu, CHP Cumhurbaşkanı Adaylığı İçin Başvuruda Bulundu Ekrem İmamoğlu, CHP Cumhurbaşkanı Adaylığı İçin Başvuruda Bulundu

Öcalan'ın İmralı'dan kaleme aldığı yazılı açıklama, DEM Parti heyetinin üçüncü ziyaretinden sonra kamuoyuyla paylaşıldı. 

Metnin Kürtçesi, yerine kayyum atanan eski Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk, Türkçesi ise DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan tarafından okundu. 

Öcalan, Türkçe metni yaklaşık 350 kelime olan çağrıda PKK'nın kuruluşunu hazırlayan koşullardan günümüze yaşanan dönüşüme ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Ekim ayında yaptığı çağrıyla başlayan sürece değindi.

Peki çağrı, satır aralarıyla hangi mesajları içeriyor?

'Artık silahın ve şiddetin meşruiyetinin kalmadığını söylüyor'

Öcalan tarihi çağrısının başında, PKK'yı kurduğu ve örgütün "reel-sosyalist sistem gerçeğinin ağır etkisinde kaldığı" koşulları anlatarak başlıyor. 

Ardından, PKK'nın 1990'larda "reel-sosyalizmin iç nedenlerle çöküşünden, Türkiye'de kimlik inkarının çözülüşünden, ifade özgürlüğünde sağlanan gelişmelerden" söz ediyor. 

Bunların "PKK'nın anlam yoksunluğuna ve aşırı tekrara yol açtığını" tespitinde bulunuyor ve örgüt için şu ifadeleri kullanıyor: 

"Dolayısıyla, ömrünü benzerleri gibi tamamlamış ve feshini gerekli kılmıştır." 

BBC Türkçe'ye konuşan AKP Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, Öcalan'ın tespitleriyle ilgili olarak, "Bu çağrıda bulunurken önce silahlı mücadelenin gerekçesini anlatması gerekirdi. Çünkü bu örgütün mutlak lideri ve kurucusu olarak 'Kongreyi toplayın kendinizi feshedin' diyor" yorumunda bulunuyor. 

Ensarioğlu, "çok makul bir çağrı" olarak nitelendirdiği metinde, "hak arama yöntemi olarak silah kullanılmasına" gerekçe olarak, "dünya savaşları sonrası gelişmelerin ve Türkiye'de demokratik kanalların tıkalı olmasının" gösterildiğini belirtiyor ve ekliyor:

"Ama artık silahın ve şiddetin meşruiyetinin kalmadığını söylüyor. Bu yüzden 'İki yol var: Ya zorla ya da gönüllü fesihle bitecek' diyor."

BBC Türkçe'ye konuşan Erbil'deki Kürdistan Hewler Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arzu Yılmaz ise metinde silah bırakma çağrısının rasyonalitesine yönelik iki tespitin yer aldığını belirtiyor ve bunları şöyle sıralıyor: 

"Hegemonyanın Kürt-Türk ittifakını son iki yüz yıldır hedeflediğine dair bir tespit var. Yani dünya düzenindeki değişim ve Cumhuriyetin ikinci yüzyılındaki değişim."

'İdari özerkliğin çözüm modeli olmaktan çıkarılması şaşırtıcı' 

Demokratik toplum ihtiyacının "kaçınılmaz" olduğunu vurgulayan çağrıda, Öcalan, Kürtler için "Aşırı milliyetçi savruluşunun zorunlu sonucu olan; ayrı ulus-devlet, federasyon, idari özerklik ve kültüralist çözümlerin", "tarihsel toplum sosyolojisine cevap olamadığını" savunuyor. 

Bu, Öcalan'ın 2013 ve 2015'te paylaşılan Nevruz mektuplarındaki barış çağrılarında yer almayan bir saptama. 

Arzu Yılmaz'a göre, Öcalan'ın çağrısında sadece federasyon ya da özerkliğin değil, "idari özerkliğin bile alternatif çözüm modeli olmaktan çıkarılması şaşırtıcı." 

Arzu Yılmaz bunu, "Çünkü merkezi bir yönetimde idari özerklik, merkezin avantajına olabilecek en ılımlı çözümdür" diyerek açıklıyor. 

Yılmaz, "Bu kadar kısa ve genel bir metinde idari özerkliğin dahi bir çözüm alternatifi ya da modeli olma opsiyonu olarak görülmediğinin ikrarına neden gerek duyuldu?" diye soruyor. Bunun yakın dönemde "en çok konuşulacak konulardan biri" olacağı kanısında. 

Yılmaz, metinde bunun yerine "demokrasi ve demokratik toplum" önerilerinin yer aldığını ancak ifadelerin tam olarak neye tekabül ettiğinin "net olmadığını" savunuyor. 

'Ne tür bir siyasi yapılanmadan bahsettiği net değil' 

Öcalan'ın "Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı" metninde bu saptamaların ardından, "Kimliklere saygı, kendilerini özgürce ifade edip, demokratik anlamda örgütlenmeleri, her kesimin kendilerine esas aldıkları sosyo-ekonomik ve siyasal yapılanmaları ancak demokratik toplum ve siyasal alanın mevcudiyetiyle mümkündür" ifadeleri yer alıyor. 

Bazı uzmanlar ise iki tespitin "çelişkili" bir görüntü yarattığını savunuyor. 

BBC Türkçe'ye konuşan ABD merkezli Middle East Forum araştırmacısı Dr. Loqman Radpey, söz konusu öneriler yok sayıldıktan sonra ne tür bir siyasi yapılanmadan bahsedildiğinin anlaşılmadığını savunuyor:

"Meclis'teki Kürt vekillere bakarsanız, seslerinin olduğunu ancak etkilerinin sınırlı olduğunu görürsünüz. Katılımlarının bu bağlamda anlamlı olmadığını düşünüyorum." 

Radpey'e göre Öcalan'ın çağrısı, herhangi bir somut talebin yer almaması nedeniyle "zayıf". 

Metnin paylaşılması sonrası DEM Parti Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ayrıca Öcalan'ın, "Bu perspektifi ortaya koyarken şüphesiz silahların bırakılması ve PKK'nin kendini feshi, demokratik siyaset ve hukuki boyutun tanınmasını gerektirir" notunu iletti.

Arzu Yılmaz, notun neden ayrı paylaşıldığının ve metinde yer almadığı sorularının da önemli olduğunu söyledi. 

'Yeni paradigmaya katkıda bulunuyor'

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli

KAYNAK, MHP

Fotoğraf altı yazısı, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 22 Ekim'de PKK lideri Abdullah Öcalan'a, örgütü lağvetmesi koşuluyla, "Umut hakkı için başvurması ve TBMM'de DEM Parti Grup Toplantısı'nda konuşması" için çağrı yapması, yeni sürecin başlangıcı olmuştu. 

AKP Milletvekili Galip Ensarioğlu ise metinde bu önerilerin yer almamasının Öcalan'ın son dönemde değişen çizgisiyle ve Türkiye'deki gelişmelere paralel gerçekleştiğini söylüyor: 

"Öcalan son dönemde dar ulusal çizgilerin sınırlarına hapsolmanın çok mantıklı olmadığını söylüyordu. Diğer yandan Kürtler, hendek olayları sırasında Türkiye gerçekliği içinde demokratik özerkliğin olmayacağını, böyle bir ihtiyaç olmadığını deneyimlediler."

Ensarioğlu, "Geçmişte Kürtlerin sorunu varlık sorunuydu. Dili yasak, kimliği yasak bir millet olarak bir süreç geçirdiler" diyor ve ekliyor: 

"Özellikle 2005'te Sayın Cumhurbaşkanı 'Kürt sorunu vardır' dedikten sonra ret, inkar, asimilasyon politikası bitti. Yerini haklar meselesi aldı ve yüzlerce reform o süreçte yapıldı. 

"Kürt kimliğinin, dilinin önündeki engeller kaldırıldı. Demokratik reformlar atıldı. Şimdi şiddetin son bulması, silahların ortadan kalkması, demokratik kanalların açılması ve bunun körüklediği o kırılganlık neyse onun da onarılması gerekiyor."

Öcalan çağrısının sonlarında, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin çağrısıyla başlanan sürece de referans veriyor: 

"Sayın Devlet Bahçeli'nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanın ortaya koyduğu iradeyle diğer siyasi partilerin malum çağrıya dönük olumlu yaklaşımlarıyla oluşan bu iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum."

Ensarioğlu'na göre Öcalan bu ifadelerle, Bahçeli'nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeni paradigmasını vurguladı; bu paradigmaya katkı sunmayı doğru bulduğunu ve destek verme adına bu süreci başlattığını söyledi. 

Middle East Forum araştırmacısı Dr. Radpey ise diğer ülkelerdeki benzer süreçlerle kıyaslandığında bu çağrının ilk değil son aşamada gelmesi gerektiğini savunuyor. 

Buna ek olarak, "Öcalan'ın hala hapiste olduğu ve Suriye'de Kürtlerle çatışmaların sürdüğü ve seçilmiş belediye başkanlarının görevden alındığı bir ortamda demokratikleşme sürecinin gerçek üstü" göründüğünü savunuyor.

Kaynak; BBC