KKTC'de 260 kronik böbrek hastası bulunuyor

KKTC'de 260 kronik böbrek hastası bulunuyor
























KKTC'de dünya ortalaması civarında, 260 kronik böbrek hastası bulunurken Türkiye’de yaşanan deprem felaketi nedeniyle ülkeye gelenler arasındaki 16 kronik böbrek hastasına da devlet hastanelerinin hemodiyaliz servislerinde tedavi veriliyor.

Bugün 9 Mart Dünya Böbrek Günü... Gün dolayısıyla, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Nefroloji Bölümü, Hemodiyaliz Servisi’nde basın toplantısı düzenledi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından, hastalığa farkındalığın arttırılması amacıyla her yıl Mart ayının ikinci Perşembesi Dünya Böbrek Günü olarak ilan edildi.  

Yetkililer, böbrek hastalığından korunmak amacıyla diyabet taramalarının yapılması, hipertansiyonun bilinmesi, diyet ve egzersizin öneminin halka anlatılması gerektiğini vurguluyor.

Basın toplantısına, Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ Altuğra, Sağlık Bakanlığı Müsteşarı ve Nefroloji Uzmanı Doç Dr. Düriye Deren Oygar, Lefkoşa Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Başhekimi Adil Özyılkan, Hemodiyaliz Hekimi Dr. Salahi Ataç, Dr. Ahmet Behlül ve servis yetkilileri katıldı.

Ataç: “Ülkede böbrek yetmezliği nedeniyle hemodiyalize giren hasta sayısı dünya ortalamasına yakın”

Basın toplantısında ilk sözü alan Hemodiyaliz Hekimi Dr. Salahi Ataç, bugünün Dünya Böbrek Günü olduğuna işaret ederek, ülkede böbrek yetmezliği nedeniyle hemodiyalize giren hasta sayısının dünya ortalamasına yakın olduğunu söyledi.

Hemodiyaliz hastalarına, haftada 3 gün hemodiyaliz tedavisi uyguladıklarını kaydeden Ataç, servislerinde hemodiyaliz hastaları yanında, periton diyaliz tedavisi de verildiğini anlattı.

Oygar: “Hastalığın engellenebilmesi için diyabet taramalarının yapılması, hipertansiyonun bilinmesi, diyet ve egzersizin öneminin halka anlatılması gerek”

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı ve Nefroloji Uzmanı Doç Dr. Düriye Deren Oygar da, dünyada böbrek hastalığının her geçen gün artması sebebiyle 2010 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından kronik böbrek hastalığının bir salgın olarak nitelendirildiğini söyledi.

Her yılın Mart ayının ikinci Perşembesinin hastalığa farkındalığın arttırılması için Dünya Böbrek Günü olarak ilan edildiğini belirten Oygar, Dünya Böbrek Günü'nün her yıl yeni bir temayla yapıldığını, bu yılki temanın da “Herkes için böbrek sağlığı. Beklenmeyenler için hazırlıklı olalım, hassas olanları belirleyelim” olduğunu kaydetti.

Bu temanın belirlenmesindeki sebebinin Covid 19 pandemisi olduğuna işaret eden Oygar, Covid- 19’un birden bire ortaya çıkmasıyla, ömür boyu hastaneye bağımlı olarak tedavi almak zorunda olan kronik hasta grubunun, pandemiden ciddi anlamda etkilendiğini söyledi.

Oygar, hem alacakları tedaviler, hem tedavi merkezlerine ulaşım, hem de pandeminin etkilediği sağlık sisteminin böbrek hastalarını ciddi anlamada sıkıntıya soktuğuna işaret ederek, Covid-19'a yakalanan böbrek hastalarının tedavilerini alabilmesi için bir oda izolasyonu gerektiğini, Covid-19 pandemisinin de bu tür olaylara ne kadar hazırlıklı olunması gerektiğini gösterdiğini belirtti.  

Pandemi sürecinde, Acil Durum Hastanesi’nde açılan diyaliz hizmetiyle bu sıkıntının aşıldığını anlatan Oygar, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta yaşanan afette yine bu hastaların ne kadar hassas duruma düştüklerinin görüldüğünü söyledi.

Özellikle Hatay’da diyaliz merkezlerinin yıkılmasından dolayı hastaların günlerce tedavi alamadıklarını, diyaliz tedavisi alabilmek için hastaların başka şehirlere gitmek zorunda kaldıklarını anlatan Oygar, böyle durumlarda mutlaka bir afet sağlık politikası oluşturulması, kronik hastaların tedaviye erişimleri, tedavisiz kalmamalarının sağlanması gerektiğini kaydetti.  

Müsteşar Deren Oygar, ülkeye Hatay’dan 16 diyaliz hastasının gelerek tedavi aldığını da ifade ederek Sağlık Bakanlığı olarak afet durumlarında sağlık politikalarının nasıl geliştirilebileceğini, özellikle de kronik hastaların tedavi almaları ve bir sıkıntı yaşamamaları için neler yapılması gerektiği konusunda çalışmalar yaptıklarını söyledi.

 

Depremlerde "crush sendromu" denilen bir durumun görüldüğünü, enkaz altında kalan kişilerin ciddi anlamda böbrek yetmezliğine girebildiğini ve bunun da hasta sayısında ciddi anlamda artışlara neden olabileceğini aktaran Oygar, gerek altyapının planlanması, gerekse personelin yetiştirilebilmesi konusunda çalışmalar başlattıklarını anlattı.

-Taramada yüzde 15 hastalık tespit edildi

 

Oygar, hastalığın engellenebilmesi için diyabet taramalarının yapılması, hipertansiyonun bilinmesi, diyet ve egzersizin öneminin halka anlatılmasının gerekliliğine işaret ederek, Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan taramalarda ülkede yüzde 15 civarında böbrek hastası olduğunun tespit edildiğini, bunun da dünya ortalamalarında yükseğe yakın bir düzeyde olduğunu söyledi.

Oygar, herkes için böbrek sağlığı dileyerek, esas amaçlarının vatandaşların bu hastalığa hiç yakalanmaması olduğunu vurguladı.

Altuğra: “Ülkede yapılan çalışmalar doğrultusunda yaklaşık 260 kişinin kronik böbrek hastası olduğu tespit edildi, ülke devlet hastanelerinde Hemodiyaliz Birimi’nde bu hastalara düzenli olarak tedavi veriliyor”

Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ Altuğra ise dünya genelinde kronik böbrek hastalığının hızlı bir şekilde artışından dolayı her yıl Mart aynının ikinci perşembe gününün Dünya Böbrek Günü olarak anıldığını belirterek, kronik böbrek hastalığının önemine dikkat çekmek adına bugün dünya genelinde Dünya Böbrek Günü için farkındalık çalışmaları yapıldığını kaydetti.

Ülkede yapılan çalışmalar doğrultusunda yaklaşık 260 kişinin kronik böbrek hastası olduğunun tespit edildiğini açıklayan Bakan Altuğra, devlet hastanelerinde Hemodiyaliz Birimi’nde bu hastalara düzenli olarak tedavi verildiğini anlattı.

Ülkedeki 260 kronik böbrek hastasının yanı sıra Türkiye’de yaşanan depremden dolayı ülkeye gelenler arasında 16 kronik böbrek hastası bulunduğunun da tespit edildiğini belirten Bakan Altuğra, bu 16 kişiye de haftada 3 kez hemodiyaliz tedavisi verildiğini kaydetti.

Hastalıktan korunmak adına farkındalığın gelişmesinin önemine işaret eden Bakan Altuğra, hastalıktan korunmak amacıyla diyete dikkat edilmesi ve sporu yaşam biçimi haline getirmek gerektiğini sözlerine ekledi.